KAYSERİ
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 30.12.2012 22:00:00 | Okunma Sayısı: 2608 | | |

                                          BASIN AÇIKLAMASI

 Kamuoyunun yakından takip ettiği Eskişehir Adliyesinde Mahkeme Hâkimi ile Meslektaşımız arasında 04.12.2012 tarihinde duruşma sırasında yaşanan '’ayağa kalkma'’ tartışması kamuoyunda yaklaşık 1 aydır tartışma konusu olmuş, daha sonrasında gelişen olaylar üzerine HSYK, 19.12.2012 tarihli Basın Açıklaması yapmıştır. HSYK tarafından yapılan “ talihsiz, ön yargılı, yılların birikimi olan bilinçaltındaki asıl düşünceyi ve yaklaşımı deşifre eden” açıklama ile ilgili, Kayseri Barosu ve tüm meslektaşlarımızın onur ve vakarının korunması adına açıklama yapılması kaçınılmaz olmuştur.

 YASAL MEVZUAT NASIL DAVRANILACAĞINI BELİRLEMİŞTİR. BUNUN DIŞINDA HİÇ KİMSE BAŞKA BİR TALEP VE BEKLENTİ İÇİNDE OLAMAZ

        Yasal mevzuatta Avukatın hangi hallerde 'ayağa kalkacağı' açık olarak belirlenmiştir. Bu güne kadar tüm meslektaşlarımız yasal mevzuat gereği ve Avukatlık Meslek Kurallarımıza göre mahkemelerde ve savcılıklarda saygı ve nezaket ölçüleri içerisinde hareket etmişlerdir.

Başta TBB olmak üzere, açıklama yapan barolarımızın tüm kanaatlerinin altına imza attığımızı öncelikle belirtirken, Eskişehir Barosunun yanında olduğumuzu ve konu ile ilgili şikayette bulunulması nedeniyle açıkça ihsas-ı reyde bulunan HSYK’nu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Gelinen noktada gözden kaçırıldığı kanaatini taşıdığımız ve neredeyse tüm adliyelerde “vaka-ı âdiye” haline gelen birtakım tavırların tüm avukatlarımızı rencide ettiği ortadadır.

       Mahkemelerde hakim ve savcıların tavırları ile onurları kırılan, en basit itirazlarına karşı tutanak tutmakla tehdit edilen, kalemlerde ve icra dairelerinde itibarsızlaştırılan, haciz sırasında saldırı ve hakarete maruz kalan, en küçük olayda bile “potansiyel suçlu” olarak ilan edilen avukatlarımız; bugün HSYK açıklaması ile anlamışlardır ki; bilinçaltında “emir eri” gibi başüstüne! diyerek davranmaları beklenirken, itiraz ederek kendilerine biçilen rolün dışına çıkmışlardır. Eskişehir’de yaşanan olayda meslektaşımız yasal mevzuat dışına çıkmadığı halde suçlu ilan edilmiş, kamuoyu algısında mahkum edilmiş ve bu olay tüm avukatlara saygı ve nezaket dersi verilmesi için fırsat! bilinmiştir.

 AVUKATLARA NEZAKET DERSİ VERMEK KİMSENİN HADDİ VE İŞİ DEĞİLDİR.

 Unutulmamalıdır ki; kendisine saygı ve nezaket gösterilmesini isteyen her kişi ve kurum, karşısındakilere aynı saygı ve nezaketi göstermek zorundadır. Elbette ki kurumlar kendi üyelerinin hak ve hukukunu korumakla yükümlüdür. Ancak bunu yaparken tek taraflı ve diyaloga kapalı bir tarz, sadece tarafları daha keskin hale getirmekten öte bir fayda vermeyecektir.

            Öncelikle belirtmek isteriz ki; avukatlar olarak nerede, nasıl ,kime karşı saygı göstereceğini en iyi bilen meslek mensuplarıyız. Ancak meslektaşlarımıza karşı bazılarının içine sinmese de! hem tüm toplumda hem de yargının diğer tüm ayaklarında aynı saygıyı göstermek yükümlülüğü vardır.

            Savunmanın onurunu en yüksekten yaşayan biz avukatlar kimseye; ne el pençe divan duracak ne de yaşanacak bu tür olaylarda geri adım atmayacağız. Herkes yargının tüm ayaklarını eşit kabul edene kadar tüm kurumlarla her zeminde mücadele etmek bizim asli görevimizdir.

 KURUM MENSUPLARI İLE İLGİLİ ŞİKAYETLERDE YILLARCA İŞLEM YAPMAYAN HSYK, AVUKATLARA DERS VERİRKEN PEK HIZLI HAREKET EDERKEN NEYİ HESAPLAMIŞ OLABİLİR!

 HSYK demokratik bir yapı kazanmış görünmektedir. Hakim ve savcıların oyu ile göreve gelen bir Kurul , yeniden seçilmek adına ihtiyaç duyucağı  üyeleri için “avukatları kolayca harcamayı” göze almış olabilirmi? Tüm bu hesaplar eğer avukatlar üzerinden “tribüne oynamak” amaçlı yapılmışsa asıl kınanacak ve utanılacak husus bu olacaktır.

 HSYK’ NA ÇAĞRIMIZDIR

 Ortada bir sorun olduğu belirlenmişken; Sayın Kurul konuyu acilen yeniden ele alarak, kafa karışıklığını gidermelidir. Yasal mevzuat son derece açık olmasına rağmen, anlaşılamamış olduğu varsayılarak, tüm mahkemelere bir duyuru ile duruşma sırasında tarafların sorumluluklarını ve mahkemelerin nasıl bir beklenti içinde olmaları gerektiğini bildirmelidir. Yargının bu kadar sorunu dururken, oturma düzenini acilen Sayın Mahkemelerin gündeminden çıkaracak tedbirleri almalıdır. Varsın davalar yıllarca sürsün, vatandaş mahkeme kapılarında sürünsün, hukuka ve yargıya olan güven azalsın! ama mutlaka ve mutlaka hazır ola geçilsin, düğmeler iliklensin.Asıl vahim olan ise; şekli kutsamak ve asli işimizi, sorumluluklarımızı gözden kaçırmaktır.

                                                              Kamuoyuna saygılarımızla sunarız.             

 

 

 

 

20.11.2017 Pazartesi